Bir Şey Değişti, Her Şey Değişti

None
Türkiye’nin en köklü maden suyu markalarından biri olan Beypazarı’nın Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Ercan, Park Cam’ın kurulmasından sonra maden suyu sektörünün önünün açıldığını belirtip şunu ekliyor: “Bir şey değişti, her şey değişti.”

1957 yılında Hacı Cemil Ercan tarafından kurulan Beypazarı Maden Suyu bugün saatte 300 bin şişe üretim kapasitesine sahip. 3 milyar şişelik pazarın 1 milyarlık kısmını elinde bulunduruyor ve son dönemde yaptıkları yatırımlarla Almanya’dan Katar’a kadar 20 ülkeye ihracat yapmaya başladı. Biz de Park Cam’ın ilk sayısı için Türkiye’nin en köklü maden suyu şirketlerinden biri olan Beypazarı Maden Suyu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Ercan’ın kapısını çaldık. Maden suyunun faydalarından, Park Cam’ın kuruluş hikayesine kadar birçok farklı noktaya daldık…

 

60 Yıldır Camdan Vazgeçmedik

Röportaja maden suyunun faydalarını anlatarak başlıyor Niyazi Ercan ve maden suyunun minerallerini kaybetmemesi için camın önemli olduğunun altını çiziyor ve şöyle diyor “Doğal maden suyunun ambalajının kesinlikle cam olması lazım. Pet şişede, teneke kutuda, kağıt ambalajda maden suyu olmaz, olursa da o maden suyu değildir. Ayrıca maden suları şeffaf şişeye konmamalı. Çünkü gün ışığından etkilenen mineraller işlevini kaybeder. Üreticiler halkın sağlığını düşüyorsa, maden suyunu camdan başka hiçbir ambalaja koymamalı. Beypazarı maden suyu bunu hiçbir zaman yapmadı, yapmayacak. 1957 senesinde başlayan Beypazarı maceramız 60. yılını kutluyor ve biz 60 yıldır yeşil camdan vazgeçmedik.”

 

Neden Park Cam?

Kurulduğu günden bugüne cam şişe alıyor Beypazarı... Peki bu 60 yılda ne değişti de Park Cam ile çalışmaya başladılar?

Bu soruya verdiği cevap, içinde Park Cam’ın da kuruluş hikayesini barındırıyor. Ercan’dan dinleyelim: “Biz daha önce camlarımızı sektördeki farklı bir firmadan temin ediyorduk. 2014 yılında ise Ciner Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Park Cam ile çalışmaya başladık. İşin aslına bakarsanız bu yatırımın yapılmasında benim de emeğim var. Nasıl olduğunu biraz geçmişe giderek anlatacağım. Türkiye’de uzun yıllar soda sektörü tek bir cam şirketinin sunduğu arza bağlı kaldı. Yeterince şişe alamadığımız zamanlar da taleplere yetişemedik. Onlar iyi niyetliydi, şişe yetiştirmeye çalışıyordu ama Türkiye’de tek olduğu için taleplere karşılık veremiyorlardı. Zor günlerimiz de oldu. Yeterince mal alamadığı için telefon açan bayiler, kamyonu yüklenemediği için sitem eden şoförler... Üretim yapacağız ama şişe alamıyoruz. Bu nedenle biz rahmetli babamla cam fabrikası kurmaya karar vermiştik. Ben daha önceden bu konuda ARGE çalışması yapmıştım.

Turgay Bey’in Kapısını Çaldık

Bir camın oluşabilmesi için farklı madenlerin bir araya gelmesi gerekir. Bunlardan bir tanesi de soda külüdür. Soda külünü de Türkiye’de sadece Ciner Grubu üretiyor, Bu nedenle Beypazarı’ndaki Eti Soda maden ocağına gidip Kamil Bey’in kapısını çaldım. Kamil Bey bizi Turgay Ciner ile görüştürdü. Turgay Ciner elimizdeki belgeleri inceledi ve bir hafta sonra bizi yeniden çağırıp ‘Sen butik düşünüyorsun, daha büyük düşünelim ve bu yatırımı birlikte yapalım’ dedi. Çünkü Beypazarı’nda enerji için gerekli doğalgazın yanı sıra, nakliye için ihtiyaç olan tren yolu, duble yol gibi imkanlar da yoktu. Turgay bey de bunları çok iyi biliyordu. Turgay bey iyi bir yönetici ve ekibi de çok kaliteli. Hızlı bir şekilde yatırım kararı verildi ve aynı hızla fabrika kuruldu. Çok da güzel oldu. Biz de Park Cam’dan ihtiyacımızı karşılamaya başladık.”

 

Peki, içinizde cam fabrikasını Beypazarı’nda kurmak gibi bir ukde kaldı mı?

Niyazi Ercan bu soruya “Bakın 4 yıl oldu, hala Beypazarı’nda doğalgaz yok” diyerek cevaplıyor ve şöyle devam ediyor “İyi ki burada kurmamışız. Doğru bir kararmış.”

 

Peki, Park Cam kurulduktan sonra ne değişti?

Niyazi Ercan bunu şu şekilde açıklıyor: “Biz tek bir üretici ne kadar şişe satabildiyse ancak o kadar büyüyebilmişiz. Çok şükür Park Cam faaliyete geçtikten sonra talep ettiğimiz kadar şişe alabildik. Hamd-ü senalar olsun müşterilerimiz artık ürün yetiştiremediğimiz için telefon açmıyor, şoförler nakliyata çıkmadıkları için odama şikâyete gelmiyor. Bir şey değişti, her şey değişti. Ayrıca Park Cam kurulduğundan bu yana şişelerimizin nicelik ve niteliği üst seviyelere çıktı. Öncelikle burada bu yatırımı gerçekleştirdiği ve bizlerin önünü açtığı için Sayın Turgay Ciner ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Gerçekten son derece güzel bir tesis kuruldu, yüzlerce insana istihdam sağlandı ve Türk ekonomisine kazandırıldı.”

 

Avrupa’da Tüketim 200 Litre

Şişeleme kapasitesi artınca da sektör büyümeye başladı. Artık geriye Türk toplumuna maden suyunun faydalarını öğretmek ve içimi yaygınlaştırmak kalıyor. Türkiye bu konuda Avrupa’nın bir hayli gerisinde. Zira gelişmiş Avrupa ülkelerinde ortalama tüketim kişi başı neredeyse 200 litre civarında. Bizde ise bu oran yıllık 13 litrelerin üzerine çıkamıyor. Niyazi Ercan bu konuda daha çok yol kat etmemiz gerektiğinin üzerinde duruyor: “Bizim halkımız maden suyunu en çok yemek sonrası, sindirim amacıyla tüketiyor. Bu tamamen yanlış bir yaklaşım. Maden suyu içmenin yeri, yaşı ve zamanı yoktur. Maden suyunu sabah kalktığınızda, öğleden sonra, yemekten önce, uyumadan önce yine için. Koşup terleyince için, canınız çekince için. Hiçbir zararı yok.

 

Fazla maden suyu böbreklerde taş yapar mı?

Ercan’a göre bu tamamen şehir efsanesi: “Çok fazla maden suyu içilince ‘böbreklerde taş yapar’ gibi bir şehir efsanesi var. Hâlbuki tam tersi, maden suyu böbrek taşlarının eritilmesini sağlar, o vakit sancı başlar çünkü kum haline getirip taşları dökmeye başlarsınız. Maden suyunun hiç bir yan etkisi yok, tek yan etkisi tuvalete fazla çıkmanızdır ama bu da aslında bedeninizdeki toksinleri atmanız için gereklidir. Halkımız maalesef diğer şekerli içeceklere yöneliyor. Hiç içmeyin demiyorum elbette tadını alacak kadar için ama fazla tüketmeyin. Biz de sektör o yöne gittiği için meyveli maden suyu üretiyoruz, 8 ürünümüz var. Ama sağlıklı yaşlanmak ve yaşamak için daha çok doğal maden suyu için. Dünya kalitesinde, Avrupa Birliği ödülü almış bir suyumuz var. Biz daha çok insanlara ulaştıralım ki, insanlarımız daha sağlıklı hayatlarına devam etsinler.

 

Doğa ile Baş Başayız

Maden suyunun kalitesi ve sağlığının sektörün sorumluluğu olduğunun da altını çizen Ercan “Maden suyu sektörü tabii ki daha çok yol alacak. Üretmek hiç kolay bir şey değil. Çok büyük sorumluluk altındayız. Burada ki en önemli nokta biz maden suyu üretmiyoruz, sadece şişeliyoruz. Çünkü maden suyu yerin altından mineralleri ve gazı ile birlikte çıkmaktadır. Bize düşen görev ürünün doğallığını bozmadan sadece bunu şişelemektir. Ayrıca bizim fabrikamız şehirden uzakta ve doğa ile baş başa bir yerde. Fabrikamızın bulunduğu noktan itibaren 10 km’lik bir alanı tel örgülerle kapattık, ne tarım, ne de hayvancılık, ne de yerleşim yok. En ufak bir kirlenme istemediğimiz için köpek bile beslemiyoruz. Hiç kimse bizim alanımızda seracılık yapamaz, ağaç dikemez, hayvancılık yapılmaz. Çünkü bunlar yapılırsa toprağa geçen gübreler vasıtasıyla kaynak kirlenir. Bu nedenle koruma altına aldık. İnsana saygımız olmasaydı, biz bugün 60. Yılımızı kutlayamaz ve bu noktaya gelemezdik.”

 

Sektör Lideriyiz

Beypazarı ilçesinde 70 bin m2’lik kapalı bir alanda kurulu olan tesiste çalışmalara devam ettiklerini anlatan Niyazi Ercan “Maden suyu sektöründe 33 tesis var bunlardan sadece 6-7 tanesi ulusal çapta, geri kalanı yerel boyuttadır. Beypazarı ise sektörün lideri konumundadır. Geçen yıl Park Cam’dan aldığımız şişe miktarı küçümsenmeyecek kadar iyi bir rakamdı. Amacımız her Türk’e maden suyunu içirmek.” diyor ve sözlerini şöyle bitiriyor: “Ben başta Ciner Grubu’na, daha sonra Park Cam’daki yetkililere ve bu dergiyi çıkarma kararı alan arkadaşlara teşekkür ediyorum.”

 

Beypazarı’nın Hikayesi

Babam Cemil Bey, Gaziantepli bir ailenin 4 çocuğundan biri ve ailesinden koparak Ankara’ya gelmiş. İlk iş olarak meşrubat ve su işi ile uğraşıyor. Daha sonra Cem Kola ve Kulüp Kola diye ciddi bir marka ortaya çıkarıyor. Amerikan şirketleri Ankara’ya tesis kurunca babam Beypazarı’na gelme kararı alıyor. Beypazarı’na geliş hikayesi de ilginç. Beypazarı’ndaki 70 yıl önce bu araziyi işletenler babamın yanına geliyor ve ‘Biz işletemiyoruz, bizim makina parkurumuzu alır mısınız?’ diye soruyor. Ama makina parkurları çok eski, almak istemiyor. Adamlar giderken ‘Bir dakika durun’ diyor. Makina parkuru ile birlikte araziyi satın almayı teklif ediyor ve el sıkışıyorlar. Ne zaman ki, Amerikan şirketleri Ankara’ya kola fabrikası kurmaya başlıyorlar babam şapkasını alıp düşünüyor ‘Ben yerli sermayeyim ve bunlarla rekabet edemem. En iyisi ben bu sektörden çıkayım diyerek Beypazarı’nda soda işine giriyor. Zaten Amerikan şirketleri geldikten sonra Türkiye’deki bütün yerel içecek fabrikaları kapanıyor. O yıllar saatte 6 bin şişe üretirken bugün elhamdülillah saatte 300 bin şişe doldurabilen bir tesis olduk. Bu, 60 yıllık bir emeğin ve sabrın sonucu.

Niyazi Ercan’a Göre Maden Suyunun Faydaları

 

Cildi Güzelleştirir

İçtiğimiz zaman içimiz güzelleşiyor, yüzümüze sürdüğümüz zaman yüzümüz güzelleşiyor. Akşam yatmadan önce maden suyu ile yüzünüzü yıkarsanız, cildinizdeki kırışıklıklar gider ve aknelerden kurtulursunuz.

 

Böbrek Taşlarının Düşürülmesini Sağlar

Maden suları çıktığı yerdeki taşları, kayaları eritmiştir. Taşları eritme özelliği var, böbreğinizdeki taşları da eritir ve vücuttan atılmasını sağlar.

 

Sigara Zararlılarını Temizler

Maden suyu sigaranın vücudunuzda bıraktığı nikotin ve benzeri zararlı kimyasalların atılmasına yardımcı olur. Ama bu demek değil ki, ‘Sigara için, maden suyu temizler’. Hayır, maden suyu sadece katkı sağlar. Doğrusu sigarayı bırakmak.

 

Kalp Spazmını Engeller

Beypazarı maden suyu içerisinde yer alan magnezyum kalbin besleyicisidir. Bilimsel verilere göre günde en az iki şişe maden suyu tüketenlerde kalp spazmı görülmüyor.

 

Vücutta Yağları Düzenlemeye Yardımcı Olur

Diyet yapıyorsunuz ve kilolarınız bir türlü gitmiyor. Bu diyetin başına maden suyu koyarsanız, kilo kaybınız hızlanır.

 

Mutfaktaki En İyi Yardımcı

Kek, börek çörek yaparken maden suyu kullanırsanız, hem iyi kabarır hem de raf ömrünü uzatır.

 

Kemik Gelişimini Hızlandırır

Beypazarı Maden suyu içinde bulunan yüksek orandaki kalsiyum, kemik gelişimini hızlandırır, bayanlardaki kemik erimesini öteler.

 

Kan Basıncını Düzenler

Maden suyu kanı tazeler ve sulandırır.

beypazarı parkcam niyazi ercan beypazarı maden suyu

İLGİLİ HABERLER

Mevcut öğe yok

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın
Giriş Üye Ol