Dün, Bugün ve Geleceğe Hazırlık - Haber

Dün, Bugün ve Geleceğe Hazırlık

None

Lütfen dikkat bu bir takip ve serinin son yazısıdır. Hatırlarsanız Nisan ayında “Sektöre Bakış Ve Vizyon” başlıklı yazımı yazmış, Mayıs yazımın başlığı ise “Aynaya ve Çevreye bak, İlerle” şeklindeydi. Bu ay yazdığım “Dün, Bugün ve Geleceğe Hazırlık” yazım ise serinin son yazısıdır. Nisan ayındaki bu yazıların bir seri, takip yazıları olacağını belirtmiştim. Eğer önceki iki ayın yazılarını okumadıysanız lütfen öncelikle o yazılarımı sırasıyla okuyun. Sonra bu yani serinin son yazısı olan yazımı okumaya devam ediniz. İlk iki yazıyı okuduysanız devam edebiliriz.

Başarı ve başarısızlık aslında birbirine çok yakındır. Bazı adımları atmanız sizi başarıya götürürken, bazı adımları atmamanız durumunda başarısız olacağınız çoğu zaman su götürmez derecede açıktır. Ne yazık ki bazen biz bu detayı atlarız. Öncelikle kendimize çok güveniriz, hatta kendimizi başarılı olmaya ve başarılı olacağımıza gereğinden fazla kaptırırız. Çeşitli uyarılar ve sinyaller gelir çevremizden ama kulağımızı tıkarız, fark etsek bile görmezden geliriz genelde. Nasıl olsa halleriz diye düşünürüz. Birileri bize öylesine güvenir ki, bu genelde elde ettiğimiz bazı geçmiş başarılardan dolayı olur, ya da biz kendimizi öylesine kandırmışızdır ki, başarısız olacağımıza ihtimal dahi vermeyiz. Önce ailelerimiz, sonra ortaklarımız hatta çalışanlarımız bizim bu egomuzu şişirir ve bir çeşit hayal dünyasında yaşarız. Tam olarak öyle olmasa da biz öyle düşünürüz veya öyle düşünmek hatta kabul etmek isteriz.  Acaba gerçek hayat böyle mi?

Bu aşamada şimdiye kadar kaybettiğiniz sınavları, arkadaşlarınızı, iş imkanlarını, terfileri, kazançları, ihaleleri, projeleri ve uğradığınız zararları, firmanızın büyüklüğü kadar verimliliğini, teknolojiyi nasıl kullandığınızı, gelişmelerden ne kadar yararlandığınızı düşünün isterseniz. Bakıyorum pek de memnun olmadınız. Yüzünüz asıldı ve birilerine de kızdınız sanki.. Ne o sizin hiç mi suçunuz yok, yoksa?

Bence kendinizi kandırmaya devam etmeyin. Pardon, kendimizi kandırmaya devam etmeyelim isterseniz. Başarı bizim ama başarısızlık hep çevremizin suçu olmasın.. ki genelde öyle değildir. Başarının temelinde hayaller yatar. Hayal etmezseniz başarılı olmak, çok kolay bile olsa bazen nerdeyse imkansız olabilir. “Hayallerinizin peşinden koşun, koşamıyorsanız yürüyün, yürümek sorun ise aklınızdan hiç çıkarmayın hayallerinizi, asla bırakmayın onları. Hayallerinizi bırakırsanız sizden geriye ne kalır düşünün.. Bırakırsanız eğer, kendinize dahil kimseye haksızlık etmeyin.. anlamı kalmaz.. Zamanı gelince hazır olursanız bir gün şansınız dönebilir, başarabilirsiniz ve hayalleriniz gerçekleşebilir. Eğer çok isterseniz belki de hayalleriniz size gelir..”

Başarılı olduğunuzda da salt siz başardınız diye düşünmeyin çünkü ekibiniz, takımınız, çalışanlarınız, ortaklarınız, aileniz hatta eşiniz ve çocuklarınızın da bu başarıda size nasıl katkılarda bulunduğunu, destek olduğunu düşünün isterseniz.

Başarısız olduğunuz da çevrenizi, çalışanlarınızı, rakiplerinizi hatta ailenizi bile suçlama hatasına düşebilirsiniz. Lütfen neyi yanlış veya eksik yaptığınızı da düşünmeyi ve özeleştiri yapmayı unutmayın. Hatalardan ders almak büyük erdemdir. Çünkü ancak böyle yaparsanız başarınız anlamlı, başarısızlığınız ise bir sonraki başarınızı oluşturacak şekilde deneyiminiz olur.

Sanırım padişah ve üç zarf öğüdünü anlatmak bu aşamada güzel bir mesaj olacak. Zamanın birinde bir padişah yeni bir vezir seçmiş ve ona ilk gün üç zarf vermiş. Vezirim sana güveniyorum ama bu üç zarfı da vermem gerekiyor. Eğer işler kötüye giderse birinci zarfı açarsın. Bu sana bir öneri ile yardımcı olur ama karar senindir. Bir süre sonra işler artık senin kontrolünden çıkacak diye düşünürsen ikinci zarfı açarsın. Böylece yeni bir öneri bulursun ama yine karar senindir. Bu ilk iki öneri de artık senin için işleri yönetmek açısından yeterli olmazsa üçüncü zarfı açarsın demiş. Vezir ilk aylarda zorlanmaya başlayınca mecbur kalıp ilk zarfı açmış. Zarftan “Eskileri suçla” önerisi çıkmış. Vezirin o anda padişahın zarfları verirken söyledikleri aklına gelmiş ama eskileri suçlamak önce işin kolayı gibi gelmiş ama hemen unutmuş bu detayı. Dahası zaten onlar başarısız olduğu için padişah beni seçti demiş kendi kendine. Başlamış eskilerin ne hatalar yaptığını anlatmaya. Bu vezire doğal olarak biraz zaman kazandırmış. Ta ki işler artık yine kontrolünden çıkmaya başlayıncaya kadar. Kısaca bir süre sonra ikinci zarfı da açmış. İkinci zarfta “Ekibini suçla” önerisi varmış. Bunu gören vezir çalışma arkadaşlarını suçlamayı tereddütsüz olarak seçmiş. Ekibini sırayla ama sonuçta neredeyse tamamını değiştirmiş. Bu ise sanıldığından daha az zaman kazandırmış ona. Son aşamada ise mecbur kalmış ve üçüncü zarfı açmış. Zarfta “senden sonraki vezir için sendeki zarfları kapatıp iade et” yazıyormuş. Böylece görevinde başarısız olmuş. Sanırım siz böyle bir duruma düşmek istemezsiniz.

Bu satırlara kadar okuduğunuz yazının bu kısmı ve önceki takip yazıları size “Dün, Bugün” için bazı notlar aktardı. İsterseniz kısaca sadece bazı ana hatları hatırlayalım. Sektöre bakmadan, doğru vizyon geliştirmeden, aynaya ve çevreye bakmadan, ilerlemeden” başarılı olacağınızı mı düşündünüz yoksa?

Başarılı olmanız veya olmamanız yaptıklarınız kadar yapmadıklarınızla da ilgili. Çevrenizden soyutlanmış olarak yaşayamaz ve tek başınıza başarılı olamazsınız. Yalnız kurtluk, kovboyluk, kahramanlık filmlerde olur. Bu kapsamda önemli detay dün, bugün ve gelecek için bizimle birlikte hareket eden bir ekimiz varsa, birlikte başarılı oluyorsak daha anlamlı olur. Unutmayın tek taş duvar olmaz. Sanki bu aşamada aklınıza bazı fikirler, detaylar ve kişiler geldi. Ne dersiniz? Eğer öyle ise tebrikler çünkü doğru yoldasınız.

Yazının son kısmı olan bu bölümde ise “Geleceğe Hazırlık” kapsamında doğal olarak bazı önerilere sıra geldi. Önerilerinizi kendiniz için lütfen önce 10 sonra 100 madde olarak yapılacak listesi yazın. Yazacağınız ilk 10 madde ile neler yapmanız gerektiği ve nasıl başarılı olacağınızı özetleyin. Kalan 90 madde ile de bunu nasıl başaracağınızı yazın lütfen. Gerekli desteği çevrenizden, ekibinizden, birlikte çalıştığınız insanlardan, bazı durumlarda da aileniz ve konunun uzmanı olduğu veya olmadığını düşündüğünüz bazı kişilerden göreceksiniz.  Ayrıca biraz da profesyonel destek almak yararı olacaktır. Danışmanlar hayatlarını böyle kazanıyorlar. Örneğin network yapmak için katıldığınız etkinliklerdeki bu sohbetlerle, kitaplar, araştırmalar, eğitimler, konferanslar, danışmanlar, konunun uzmanı firmalar ve doğru örnek alacağınız firmaların başarıları size yol gösterecektir. Sakın ha başarısızlık örneklerini de incelemeyi ihmal etmeyin. Böylece aynı hatalara düşmezsiniz. Maddeleri benim sıralamama nedenim ise tam da sizin sorununuza çözümleri sizinle birlikte oluşturmak içindi. Bu basit bir danışmanlık taktiğidir. Böylece direksiyona siz geçtiniz. Merak etmeyin yanınızdayız. Bunları yaparsanız sonuçta yaptıklarınız size başarı ve doğal olarak da ekonomik kazanç olarak geri dönecektir. Olayları doğru kritik etmek hem kayıpları yönetmenize hem de kazançlara odaklanmanız ve ulaşmanıza imkan sağlayacaktır.

Geçen yılların arkasından hüzünlenmek ve kendimizi veya bir başkasını suçlamak anlamsız, öyle değil mi? Hele bunu yaparken günü ıskalamak sadece bir şey yapmamak değil geleceği de harcamak anlamına gelebilir. Çünkü fırsatlar günümüzde karşımıza çıkar. Ya haberdar oluruz fırsat olduklarından ve eğer hazırlıklı isek yararlanırız yoksa sadece fırsatı harcamak bir yana istemediğimiz zor durumlara düşebilir hatta işimizi kaybedebilir veya iflas edebiliriz.

Son olarak sizin için bazı sorular hazırladım aşağıda. Bu sorulara cevaplar da doğal olarak sizden bekleniyor. Merak etmeyin sonuçta kazanan siz olacaksınız. Bu öyle bir sınav falan da değil. Bugün itibarı ile geçen ayları hatta son bir yılı düşünerek cevaplar verirseniz memnun olurum. Malum Haziran ayındayız. Yılın yarısı bitiyor.

  1. Son bir yılınız sizin ve firmanız için nasıl geçti?
  2. Hüzünlü mü sevinçli misiniz geçen bir yıla bakınca?
  3. Gerçekten işleriniz yolunda mı?
  4. Karşılaştırma yaptınız mı geçen aylar ve yıllarla?
  5. Yoksa bazıları gibi hep bir şeyleri mi (kredi, ortak, kurtarıcı mı) bekliyorsunuz?
  6. Gelecek yıl yani bugünden sonraki bir yıl aslında bugün başladı, farkında mısınız?
  7. Başaramadıklarınız için suç başkaları, yetkililer, rakipler ve çalışanlarınızda mı?
  8. Rakipleriniz yapmadığınız neleri yaparak ve nasıl başarılı oluyor?
  9. Başarmak için üzerinde çalıştığınız ne tür projeleriniz var?
  10. Gelecek için hazırlıklarınız olduğuna gerçekten inanıyor musunuz?
  11. Günü doğru değerlendirdiğinizden emin misiniz?
  12. Kararlar, stratejiler ve gelecek kurgunuz nasıl?
  13. Sorunlara kim çözüm bulacak, siz mi yoksa başkaları mı?
  14. Profesyonel desteğin para ödenmeden olmayacağını fark ettiniz mi?
  15. Sahi gerçekten başarılı olmak istiyor musunuz?

Eğer bu aşamada “Şimdi nereden çıktı bu sorular?” diyorsanız şöyle açıklayayım; madem bu yazının başlığına “Dün, Bugün ve Geleceğe Hazırlık” dedik, öyleyse kapsam da buna uygun olmalı idi. Sizi harekete geçirmeden başarılı olacağınızı söylemek doğru olmayacak çünkü. Ne sizi ne de kendimi kandıramam. Sanırım son aylarda işler biraz durgun. Pardon bu ay bir de seçim vardı, değil mi?

İyi de eğer işiniz siyaset değilse seçimler sizi direk olarak ilgilendirmez ki zaten. Siz lütfen işinize, başarınıza odaklanın. Çünkü seçimden önce de sonra da sadece siz işinizle ilgileneceksiniz. Doğal olarak da yaptıklarınızla işinizde başarılı olacaksınız. Sizin istediğiniz de bu, öyle değil mi?

Bunu yani başarılı olmayı gerçekten isterseniz çalışan, yönetici veya işadamı, işkadını olarak başarılı çalışmalara imza atacaksınız.. ki sadece firmanızın değil sektörünüzün hatta ülkemizin buna, sizin gibi çalışkan insanlara çok ihtiyacı var. Başarılarınızla nice ödülleri de hak edeceksiniz. Markanız hak ettiği değeri bulacak. Buna sizler kadar müşterileriniz de memnun olacak. Sektörünüz gelişecek ve büyüyecek sayenizde. Buna inanırsanız başarabilirsiniz. Hala tereddüdünüz varsa bu seri yazıyı ilk yazıdan itibaren lütfen tekrar okuyun. Buna gerek yok diyorsanız ve kendinizden emin ve kararlı bir ifade ile bakıyorsanız. Tebrikler, başarılarınız sizler kadar bizleri de gururlandıracaktır.

Böylece seri yazımız burada bitti. Ne dersiniz konuları “EkoKritik” bakış açısıyla kısaca da olsa değerlendirmiş olduk umarım.

Size ve firmanıza başarılar diliyorum.

ABDULLAH BOZGEYİK

Finans ABDULLAH BOZGEYİK Ekonomi

İLGİLİ HABERLER

Mevcut öğe yok

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın
Giriş Üye Ol