Fenikeliler'den Modern Zamana; Cam - Haber

Fenikeliler'den Modern Zamana; Cam

None

Günlük hayatımızın hemen hemen her alanında kendine yer bulan cam, ilk olarak hangi medeniyet tarafından keşfedildi, hangi coğrafyada yaşayan kadınların takı sandıklarını doldurdu ya da hangi amaçlara hizmet etti?

 

Eti Soda Satış ve Pazarlama Direktörü Sinan Solaklar ile bütün bunları ve 30 yıldır biriktirdiği cam koleksiyonunun hikâyesini Park Cam Dergisi için anlattı.

Aslında insanlık var oluşundan bu yana “obsidyen” denen doğal camla tanışıyor; fakat günlük hayatımızda yer alan cam, yaklaşık birkaç bin yıldır biliniyor. Bu binlerce yıllık süreç us ya da hafıza bakımından ele alındığında, eski sayılabileceği için camın ilk olarak ne zaman, nerede ve kim tarafından bulunduğu ile ilgili birçok rivayet bulunmakta. Bu rivayetlerden en eskisinde camın buluşunun Fenikeliler’e dayandığı anlatılmaktadır. Hikâyeye göre Fenikeli gemiciler, sahilde yemeklerini pişirirlerken kum ve güherçinin birlikte erimesiyle o zamana kadar hiç görülmemiş, saydam bir sıvının aktığını görerek tesadüfen camı bulur ve günlük hayatımıza sokarlar...

 

"Cilalı Cam Devri"

Arkeolojik kalıntılara da bakıldığında camın Bronz Çağ’da keşfedildiği ve bu keşfin Mezopotamya’da meydana geldiği ortaya konmaktadır. Camın kullanım alanlarının ve amacının genişlemesi ise cam üflemeciliğinin bulunması ile mümkün olmuştur. Daha sonra Romalılar camı bir kabın içerisinde üfleyerek şişirme tekniğini bulmuştur. Roma İmparatorluğu’nun dağılması ile Venedik, cam sanatının merkezi olmuş; ardından cam bütün dünyada bilinen bir malzeme haline gelmiştir. Bu sayede yöresel boncuklar, esans şişeleri, fayanslar ve süs eşyalarında kullanılan cam, değerli/yarı değerli taşlara alternatif olarak üretilmeye devam edildi. Bu yeni buluş endüstriyel bir devrim yarattı ve camın hayatımızın her alanında kullanılabilmesini sağladı. 

 

Sinan Solaklar'ın Cam Köşkü

Camın tarihsel gelişimine dair bilgilerin rivayetlerden ve ipuçlarından ibaret olması, Sinan Solaklar’ın dünyayı keşfetme merakı ve İran’da soda külü işinde çalışması, cam koleksiyonerliğine başlamasının en önemli nedeni olmuş. Dünyayı gezerken bir yandan da gittiği yerlerden cam parçalar toplamak onun için bir tutku haline gelmiş. İlk olarak 30 yıl önce İran’da bulunan küçük bir cam atölyesinden aldığı cam boncukla koleksiyona başlayan Solaklar’ın bugün bine yakın parçası bulunuyor. Sahip olduğu parçaların her birine gözü gibi bakan, hassas ve kırılgan olan camın istediği ilgiyi; topladığı eserlerden esirgemeyen Sinan Solaklar, koleksiyonerlik hikâyesini şöyle an- latıyor. “Çok uzun zamandır cam eser topluyorum fakat son 10 yıldır yeni bir parça ekleyemedim. Cam koleksiyonerliğinin ve cam eserlerin popülerleşmesi ile satılan parçalar çok pahalı bir hal almaya başladı. Satılan dediysem bunların hepsi müzeye kayıtlı eserler ve bir başkasına satışı yasak. Yalnız başka bir koleksiyonere satabilirsiniz; onun dışında birine satmanız da yasak. Dolaştığım her ülkeden, dünyanın her yerinden cam topluyorum; fakat bunların içinde en ilginç yerlerden biri İsrail. Çünkü arkeolojik eserleri İsrail’de toplamak daha kolay ve antika meraklıları için daha çok alternatif bulunmakta. Ayrıca bakımı çok zor olduğu için cam antikası diğerlerine göre çok daha pahalı.”

İnsanlık boyunca cam, tarihsel olaylar hakkında geçmişe ve günümüze ışık tutmakta ve Sinan Solaklar gibi koleksiyonerler sayesinde özenle korunarak, dünya mirasına katkı sağlamaktadır. Binlerce yıl öncesinde kimi anlatılara göre tesadüfen, kimisine göre türlü denemelerle bulunan cam, hayatımızın her alanına entegre olmuş durumda. Bu kadar sık kullanılan bir malzeme olan cam, değerini gün geçtikçe katlamakta. Hem geri dönüşüm, hem sağlık, hem de kullanım alanı olarak tercih edilme oranı artarak çoğalmaya devam ediyor. 

sinan solaklar park cam eti soda

İLGİLİ HABERLER

Mevcut öğe yok

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın
Giriş Üye Ol