"Park Cam, Cesur Bir Yatırım" - Haber

"Park Cam, Cesur Bir Yatırım"

None

Ciner Grubu, enerji ve madencilik alanındaki başarılı yatırımlarının ardından, cam ve kimyasallar alanındaki yeni yatırımı Park Cam ile de adından söz ettirmeye devam ediyor. Park Cam Dergisi'ne konuşan Park Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili, Cam ve Kimyasallar Grup Başkanı Gürsel Usta, “Kaliteli bir iş elde etmenin yolu, kaliteli bir ekip oluşturmaktan geçer. Park Cam’ın kalitesi de bu temeller üzerine kuruludur. Belki en eskisi ya da en büyüğü değiliz ama biz dünyanın en iyisiyiz.” dedi.

 

"Fabrikada çok kısa sürede bir şirket kültürü ve birlikteliği yarattık, iyi bir dayanışma oluşturduk." diyen Usta, "Herkes kendi birimini kalifiye ve iyi insanlarla oluşturunca ortaya kaliteli bir ekip çıktı. Sadece tesis kalitesi, iş güvenliği, verimlilik, temizlik, çevresel etmenler, ürün kalitesi açısından değil aynı zamanda şirketteki dayanışma açısından da kaliteli bir ortam yakaladık. " şeklinde konuştu.

Türkiye’deki cam sektörüne soluk aldıran; güçlü, dinamik ve endüstri 4,0 teknolojisini yakalamayı başarmış bu yeni yatırım, ülke ekonomisine katma değer oluşturarak günden günde büyümeye devam ediyor.

 

Türkiye’de cam sektörü tekelleşmiş durumdayken Ciner Grubu maliyetli ve büyük bir yatırım ile cam sektörüne adımını attı. Grubu, bu yatırımı gerçekleştirmeye yönelten nedenler nelerdi?

Ciner Grubu olarak Beypazarı’nda soda külü üretiyoruz, aynı yerde ayrıca büyük bir maden suyu üreticisi vardır; Beypazarı. Firmanın sahibi Sn. Niyazi Ercan ile tanıştık, kendisinin bir yatırım yapma düşüncesi içerisinde olduğunu ve bana beraber yapıp yapamayacağımızı sordu. Sn. Niyazi Ercan’ın fizibilitesini inceledim ve bu işin olabileceğine kanaat getirdim. Daha sonra ambalaj sektörüyle ilgili bir araştırma yaptım. Türkiye’de ambalaj sektörünün yılda %20 büyüdüğünü ve hatta Çin’deki büyümeden bile fazla olduğunu gördüm. En fazla büyüme plastik ve karton ambalajdaydı ama cam sektörü de %10’un altında değildi ve gitgide büyüyordu. Türkiye’de pazardaki büyümenin sadece Anadolu Cam’ın üretim kapasitesini artırdığı dönemlerde olduğunu gördük. Dolayısıyla piyasanın tedarik sorununun farkındaydık ve bu işin iyi bir yatırım olabileceğine inandık. Yatırım yapmanın uygun olduğunu düşünerek pazarı ve pazardaki boşlukları Sn. Turgay Ciner’e anlattık. Örneğin; Türkiye’de kişi başı maden suyu tüketimi 9 litre, yine Akdeniz ülkesi olan İtalya’da ise 180 litre. Türkiye’deki maden suları fazla mineral içerir, yani serttir. Bu nedenle Avrupa’daki mineral sulara göre içinde çok fazla gaz vardır. Aslında sağlık açısından bütün içeceklerin cam ambalajda olması gereksede maden suyunun içindeki yüksek gaz nedeniyle kesinlikle cam ambalajda durması gerekir. Sonra su tüketimine baktık; O zamanlar Türkiye’de ambalajlı su tüketimi 135 litreydi ama %56’sı büyük damacanalarda, %44’ü pet ambalajdan tedarik ediliyordu. Türkiye’de cam ambalajlı su şişe %1 oranında bile değildi. Yani sularda cam ambalaj tüketimi, Avrupa’daki gibi %7-10 seviyelerine çıktığı zaman 10 kat daha fazla yatırım ihtiyacı hâsıl olacaktı. Bildiğiniz gibi ülkeler ekonomik ve kültürel olarak geliştikçe insanların sağlığına verdiği önem de artıyor. Dolayısıyla cam ambalaj, gelişmiş ülkelerde plastiğin önüne geçiyor.

Tüm bunları bir araya getirdik ve dedik ki; “Bu sektörün geleceği parlak, biz bu alana yatırım yapalım.” Yatırım kararı aldık ve bir hafta sonra Glasstec Fuarı’na katıldık. Üreticilerle görüştük, projeyi anlattık ve bütün kararlarımızı verdik. Bu yatırımda benim başarım, hem teknik hem de karakter olarak son derece iyi olan iki insana projeyi emanet etmiş olmamdı. Onlar da kendileri gibi iyi insanları getirerek kadrolaştılar. Ciner Grubu olarak bu zaten bizim ana felsefemizdir. Özetle cam ambalaj pazarında çok büyük bir boşluk vardı, cesurca değerlendirdik. Biz yatırımlarımızı yaparken hiçbir zaman başka birini ya da onun hamlesini düşünerek hareket etmedik. Arkadaşlarıma müşterilerin şikayetleri nelerdir diye sordum, verdikleri yanıtlara göre bütün sorunları çözecek bir tesise odaklandık. Park Cam, sektördeki ihtiyaca yönelik bir yatırımdı ve arz güvenliğimiz mevcuttu. Bu yatırım için adım atarken hammadde tedarik edememek stratejik olarak kötü olabilirdi. Bu endüstrideki önemli stratejik ürünlerden birisi soda külüydü ve bizim bunu üreten firmamız mevcuttu. Hammadde sağlayan şirketimizin olması bize bir fiyat avantajı sağlamıyor, bu tamamen arz güvenliği açısından önemli. Biz de soda külünü pi yasayla aynı fiyattan alıyoruz ama ürünü devamlı tedarik edebilme güvencesine sahibiz. 

Ciner Grubu olarak sadece kendi hamlemize bakar, piyasanın gereği neyse onu yaparız. Bir fırsat varsa, cesur bir şekilde değerlendirmek bizim işimiz. Park Cam, cesur bir yatırımdı.

 

Ülke ekonomisine değer katan bir yatırım olan Park Cam’ın Bozüyük’te kurulmasının nedeni nedir?

Araştırmalarımız esnasında, Bursa ve Eskişehir arasında bir bölgeye yatırım yapmanın mantıklı olduğunu gördük. Çünkü burası dolumcu müşterilerimizin ortasında bir yerdeydi. Yaptığımız hesaba göre ilk 400 milyon şişe için Bursa bölgesi avantajlıydı ama bunu aşan miktarda üretim yapıldığı takdirde Bozüyük daha avantajlı hale geliyordu. Bir fırınımızın yıllık üretim kapasitesi 1.2 milyar şişe, toplam 4 fırın için yıllık üretim kapasitesi 4,8 milyar şişe, bu rakam da 400 milyon adetten çok çok fazla demektir. Bu durum da Bozüyük içinbaşka bir avantajdı. Ayrıca hammaddeye olanyakınlık bizim için önemliydi. Tabii bu bölgeyi tercih etmemizin üçüncü bir nedeni de Bozüyük’ün Bursa ve Eskişehir’e göre daha üst bir teşvik bölgesi olmasıydı. Dördüncüsü de buranın organize sanayi bölgesi olması nedeniyle bir üst derece daha teşvik almasıydı. Sonuç olarak kaynaklara yakınlık, pazara yakınlık ve teşvikler birleşince Bozüyük, Park Cam için en avantajlı yatırım alanı haline geldi.

 

Park Cam, ambalaj sektörüne ne gibi avantajlar sağladı?

Pazardaki boşluğu değerlendirerek, bu sektöre ait durağan düşünceleri değiştirdik. Biz bu işe girerken sektördeki Uludağ İçecek ve Beypazarı gibi büyük firmalar ile kontak halindeydik. Onlara; %10 hisse ve piyasa fiyatından mal vermeyi taahhüt ettiğimiz bir ortaklık sunduk. Diğer müşterilerimiz ürünü ne kadardan alıyorsa onlar da o fiyattan temin ediyorlar. Daha kaliteli bir şişe kullanıyorlar ve tedarik problemleri ortadan kalktı. Aynı zamanda Park Cam ile birlikte pazarda çok ciddi kalite ve iş disiplini anlayışı hâkim oldu. İlk ürünün pazarda yarattığı etkinin bilincinde olarak en iyi personelin yanında en iyi hammaddeleri kullandık ve halen de kullanıyoruz. Bu da ürünümüzün züccaciyekalitesinde olmasını sağlıyor. Ayrıca amacımız sevkiyat şirketi gibi değil, üretim şirketi gibi çalışmaktı ve bunu başardığımıza inanıyorum. Maden suyu gibi tüketicinin sağlığı açısından faydalı ürünlerin tüketimini artırmak ve toplumu bilinçlendirmek için kapılarımızı üreticilere açtık. Bundan sonra da açmaya devam edeceğiz. BİRCAM Vakfı’nı da kurduk ve bu vakıf aracılığı ile geri dönüşüm konusunda da öncülük yapmayı hedefliyoruz. İnsanların gelir ve kültür seviyeleri yükseldikçe önce ambalaj sektörü gelişiyor. Tüketici bilinçlenmeye başladıkça sağlığına dikkat etmeye başlıyor ve camın pazar payı da artıyor. Haliyle geri dönüşüm de bu artıştan olumlu olarak nasibini alacaktır.

 

Üretiminde doğal soda külü kullanan Park Cam’ın 2 fırını mevcut. Park Cam’ın Türkiye’deki cam ambalaj sektöründeki payı ve hedefi nedir?

Bozüyük Organize Sanayi Bölgesi’nde 300 dönümlük bir arazide 4 fırın yapılacak şekilde projeler planlandı ve hazırlandı. Halen 2 fırınımız üretim yapmaktadır. Bugün Türkiye cam ambalaj sektöründeki payımız %25-30’dur.Biz bu yatırımı gerçekleştirdikten sonra piyasaya yeni oyuncular girdi. Cesaret vermek ve pazara hız kazandırmak açısından yaptığımız yatırımın yerinde olduğunun hoş bir kanıtı. İlk hedefimiz fırın sayımızı 4’e çıkarmak ve en yakın sürede bu planı gerçekleştirmektir. Piyasadaki duruma bağlı olarak pazarı hiçbir zaman cam şişesiz bırakmayacağız.

 

Park Cam fabrikası, son teknoloji ile donatılmış bir sisteme sahip ve “Endüstri 4.0”ı uygulamaktadır. Fabrikanın donanımı ve vizyonu üretime nasıl yansıdı?

Park Cam’ı projelendirirken ve hayata geçirirken hiçbir şeyden sakınmadık. En önemlisi alanlarında en iyisi olan çok başarılı iki ismi transfer ettik; Sn. Semih Özbay ve Sn. Mehmet Hekimoğlu. Bu iki isim, alanında iyi ve ekip ruhu olan kaliteli insanları Park Cam çatısı altında toplamayı başardı. Sonrasında teknolojiyi fabrikamızın her köşesine yerleştirdik, en iyi soda külünü ve en iyi silis kumunu kullandık. Fabrikamızı en verimli makine ve ekipmanlarla donattık, bu sayede sadece Türkiye’nin en kaliteli cam ambalajlarını üretmiyoruz, aynı zamanda dünyada ve Avrupa’da en iyiler arasında olabilecek yüksek kaliteli cam ambalajı üretiyoruz. Türkiye’deki bütün üreticiler iyi cam ambalaj üretiyor ancak Park Cam’ı başarıya taşıyan etmenlerden bir tanesi işini en iyi yapma gayretidir. Çoğunlukla, güvenli tarafta olabilmek için artırabileceğimiz verimlilikten 1-2 puan fedakârlık yapmaktayız. Kalite güvenliği her zaman önceliğimizdir. Sonuç çok net ortada, dünyanın açık ara farkla en iyi fabrikalarından birisi ortaya çıktı. Daha fazla iç basınçlara, daha fazla dik yüklere dayanabilen, darbe dayanımı daha iyi olan, mevcut uluslararası teknik standartlardaki spesifikasyonlardan daha iyi, üstün kaliteli ve hafif cam ambalaj üretimi yapmak için gayret gösteriyoruz. Kısacası iyi hammadde kullanırsanız, kalite güvenliğini dikkate alarak üretim yapabilirseniz, ekipmanınız son teknoloji ise kaliteli bir cam ambalaj üretirsiniz.

 

Park Cam ekibine iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Park Cam ekibini çok seviyorum ve çok beğeniyorum. Kısa sürede aile olmayı başardılar. Başardıkça birbirine kenetlenen ve yaptığıiş ile gurur duyan bir ekip var. Ben de o arkadaşları seçtiğim için kendimle gurur duyuyorum. O dönemde onların içinde bulundukları koşulların bana sağladığı bir şans ile çok iyi iki arkadaş seçtim. Seçtiğim arkadaşlarım da, çok sevilen ve kendi karakterlerine uygun iyi insanlar seçtiler. İyi bir takımız ve daha önce de söylediğim gibi çok kısa sürede bir şirket kültürü ve birlikteliği yarattık, iyi bir dayanışma oluşturduk. Mesela geçmiş günlerde bir slogan yarışması gerçekleştirdik. Bütün fabrikaya “Bizi en iyi ne tanımlar?” diye sorduk. Mavi yakalı çalışanlarımızdan birisi; “En büyük değiliz, en eskisi de değiliz ama biz dünyanın en iyisiyiz.” demişti. Bu bilinç ve saygı ile çalışan Park Cam ekibine teşekkür ederim.

PARK HOLDİNG PARK CAM GÜRSEL USTA CİNER GRUBU

İLGİLİ HABERLER

Mevcut öğe yok

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın
Giriş Üye Ol