Wordpress İle Başladı Şimdi Milyonlara Ulaşıyor

None

Hangimiz geleceğimizi bir fincan kahvenin içine sığdırmadık ki? Neyse halimiz, çıksın falımız diyerek kapattığımız fincanlarımız için “Sen anlar mısın faldan?” diye ortamlarda arkadaş aradık. Sertaç Taşdelen’in en güzel şansı ise annesi Binnaz Gündoğan’ın çok iyi fal bakmasıydı. Güzel bakılan bir fal onun başarı hikayesinin başlamasına vesile oldu. Binnaz Gündoğan’ın Whatsapp üzerinden oğlunun arkadaşına fal bakmasıyla başlayan bu hikaye bugün 350 bin kullanıcısı olan bir web sitesine dönüştü.

Bu röportajda Sertaç Taşdelen’in başarı hikayesinin sadece küçük bir kısmına değiniyoruz. Zira Taşdelen, genç yaşında öyle güzel ve yaratıcı işle başarmış ki… Her daim hayata pozitif bakan bu azimli girişimciyi dinlerken bir yandan da hayata dair dipnotlar çıkarıyorum. İlk cümle ise, “Hayatta neyi çok istersen o gerçekten bir şekilde senin karşına çıkıyor” oluyor.

Sertaç Taşdelen’in hikayesi Bilkent Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra Dubai serüveniyle başlıyor. Her aşaması ayrı bir hikayeyi barındıran bu serüven çalıştığı Ernst& Young şirketinin Singapur ofisine transfer olmasıyla devam ediyor. Ve işte o hepimizin “bir ampul yandı” demek istediği fikir: Binnaz Abla. Bir dost meclisindeki muhabbeti sırasında aklına gelen fikir ile Sertaç Taşdelen bugün adeta bir fabrika işletiyor. Mecazi söyleme aldırmayın, Binnaz Abla’nın bugün tam 250 çalışanı var. Hem de Türkiye’nin dört bir yanından… Sertaç Taşdelen’in özgür ruhuna uyan, hayallerindeki gibi bir platform. Taşdelen bir yandan tutkunu olduğu seyahatleriyle dünyayı geziyor, bir yandan da mobil iş ağıyla her gün büyüme gösteriyor.

Dubai’den Singapur’a giden başarı hikayeniz var. Daha sonra ise Binnaz Abla… Ve bugün kendi işinizin patronusunuz. Çok iyi şartlarda bir hayat sürerken kurumsal hayatı neden terk ettiniz?

Benim yapıma uymayan şeyler vardı. Ben hayatta özgürlüğe çok önem veren, insanın kendi kendinin programını yapabileceğine inanan, kimseden izin almayı sevmeyen biriyim. Kendi işimi yapmak istiyordum. Bana kurumsallığın DNA’sı uymuyordu. Girişimci olup özgür olmak istiyordum. Ernst& Young’da çalışırken beynimin olması gerektiğinden daha az kullanıldığını düşünüyordum. Benim daha büyük bir potansiyelim var, bu ortaya çıkarsa dünyada iyi işler yapabilirim, iş kolları yaratabilirim, çok daha fazla insana dokunabilirim düşüncesiyle hareket ettim.

'Binnaz Abla' fikri nasıl ortaya çıktı? O ampulün yanma anını merak ediyorum.

Benim bir defterim vardı, o defterin arkasına yeni iş fikirlerini yazıyordum. Şunu yazmıştım o deftere: Online fal projesi. Dubai’den Singapur’a transfer olduğum veda yemeğinde arkadaşlarla oturuyorduk. Türk kahveleri içildi, kapatıldı. Annem de çok iyi fal bakar, bütün arkadaşlarım da bilir, dediler ki “Sertaç keşke Binnaz Teyze yanımızda olsa da fal baksa.” Ben de “Fotoğrafını çekip anneme gönderelim” dedim. Fincanın fotoğraflarını çekerek Whatsapp’tan anneme yolladık. Annem de yorumladı. Arkadaşım “Harika bir şey bu! Keşke böyle bir hizmet olsa” dediği an bende bir ışık yandı, dedim ki böyle bir web sitesi olabilir. İnsanlar gelir, fal baktırır, yorumcusunu seçebilir, puan verebilir. Şu anki aplikasyon canlandı gözümde ve ben onu o deftere yazdım. Sonra ne yapsam ne etsem diye düşünürken bu fikri hayata geçirme düşüncesi aklıma geldi. Annemin de doğum günü geliyordu. Anneme doğum günü hediyesi ‘binnazabla.com’ diye bir adres aldım. O zamanlar ücretsiz, bir wordpress idi. Kendim tema hazırladım. Çok basit bir sistem; bir tane form var, sen o forma bir tane fal fotoğrafı gönderiyorsun. Annemin e-maline düşüyor. Ona bakıp yazıyor. Ben bu arada sabahtan akşama kadar Dubai’de ofiste çalışıyorum. Yaptığım bu yan proje de yavaş yavaş trafik çekmeye başladı.

Annenizin teknoloji ile arası nasıldı?

Annemin teknoloji ile arası gayet iyi. Annem akıllı telefon kullanır, internet kullanır. Sosyal medyayı aktif kullanıyor. Baktık ki orada bir trafik var, bu işten nasıl para kazanabiliriz diye düşündük. Dedik ki falın ücreti 10 TL olsun, bakalım insanlar 10 TL verecek mi? 10 TL yaptık, paypall koyduk. Sıfır! Hiç kimse göndermedi. Demek ki bu iş bedava olmadan olmayacak dedik. Kısa bir süre sonra bir kişi gönderdi; aradan bir iki gün sonra bir kişi daha derken bir baktık ki yaklaşık on gün sonra günde iki üç fal bakıyoruz. 10 TL, 20 TL, 30 TLgelmeye başladı.

İnsanların ne zaman fal göndereceği de belli değil, bu da zorlamıştır diye düşünüyorum.

Evet annem devamlı online olmak durumundaydı. Mail geldiği an an cevap verecek. O dönemde ben hala Singapur’da çalışırken şimdiki ortağım Kaya Bey ile tanıştık. Kendisi de yazılımcıdır. Dedik ki biz bunu alalım, şöyle bir vizyona getirelim; var mısın? Varım. Kaya Bey Amerika’da, ben Singapur’da yoğun bir çalışma temposuna girdik. Yavaş yavaş artık bir şeyler olmaya başlamıştı. Biz ikinci yorumcuyu bulduk. Sonrasında da yorumcuları artırmaya başladık. Kahve falının yanına tarot geldi. Bu iş artık yavaş yavaş organik şekilde büyümeye başladı. Patronumun da bana verdiği motivasyonla 1 Haziran 2012’de Singapur’daki işimden istifa ettim ve tamamen Binnaz Abla’nın başına geçtim. En büyük hayalim olan dünyayı gezme, bir taraftan online iş ağı projem hayalimdeydi ve biz bunu gerçeğe dönüştürmeye başladık. Ben ondan sonra mobil hayata geçtim. Singapur’daki evimi kiralamaya başladım. Oradan aldığım kira geliri ile Türkiye, Dubai, Amerika, Singapur arasında hem konferanslara katıldım, hem farklı ülkeleri tanıdım, gördüm. Böyle bir hayat tarzına geçtim ve neredeyse dört sene oldu. Bugün Binnaz Abla’nın mobil ve dünyanın farklı ülkelerinde artık hizmet veren şu anda 250 yorumcu var. Tarot, kahve falı, astroloji, rüya yorumu, iskambil falı, aşk falı ve dert ortağı dediğimiz farklı bir portal haline geldi. Yorumcuların puanlarına göre faklı fiyatlandırmalar var. Aplikasyonlarla yabancı ülkelerde de çalışıyor. Bizim hayalini kurduğumuz uluslararası mevzuyu gerçeğe dönüştürdük. Bu tabi bitmiş bir mevzu değil biz bu hayali kurduk ama bunun daha fazlası da var.                  

Ne gibi?

Biz bu konuda global bir marka olabileceğimizi düşünüyoruz. Çünkü fal deyince bu sadece Türklere özgü değil.  Amerika’da her köşede tarot bakılıyor. Bununla ilgili büyük web siteleri var. Biz bunlara rakip yaratabilecek gerçekten uluslararası bir marifeti olan iyi bir proje düşünüyoruz. Yazılımcı ekibimiz yani yorumcularla beraber toplam Binnaz Abla ailesi dediğimiz bu geniş aile 300 kişi. Adeta bir fabrika oldu. Benim amacım o kadar iyi bir hizmet verelim ki kendi kendine satar hale gelmesiydi. Bu konuya çok dikkat ettik. Vermiş olduğumuz hizmette yüksek kalite standartlarını tutturmaya çalıştık. Müşteri hizmetlerini ön planda tuttuk, mobile önem verdik. İşte buralara kadar geldik.

 Ülke olarak en çok müşteri hangi ülkeden?

Bizim tabi en çok müşterimiz Türkiye’den. Türkiye’nin dışındaki Almanya, İngiltere, Fransa, Hollanda, Avusturya gibi ülkelerde yaşayan Türklerden de büyük ilgi var. Onun dışında Azerbaycan, Ortadoğu ve Avusturalya’dan ilgi var.

Türkler dışında ilgilenenler var mı?

Türkler dışında da ilgilenen oluyor. Dubai’den, Abu Dabi’den Mısır’dan baktıranlar var. Onun dışında Avusturalyalılar da ilgileniyor. Bizde iki dil var: İngilizce ve Türkçe. İngilizceyi kullananlar bizim dünya müşterilerimiz mesela New York’tan da gönderen var Avustralya’dan da gönderen.

Ne kadar masraf ettiniz bu iş için?

Bizim başlangıcımız çok küçüktü, bir wordpress sayfasından ibaretti. Bunu yapmak bedava... Ücretsiz bir blog açılabiliyor. Domaini de yıllık 10 dolar. Ben facebook ve twitter hesabımda duyurdum. Dedim ki "Arkadaşlar, annemi tanıyorsunuz. Fal baktırmak isteyenler buradan baktırabilir." Oradan 10 - 20 kişi geldi, baktıranlar başkalarına söyledi. Sonra paralı sisteme geçince oradan aldığımız 10, 20 lirayı Facebook ve Google reklamına vermeye başladık. Dolayısıyla çark kendi kendini döndürmeye başladı. Ben büyük bir yatırım yapıp siteyi oluşturmadım. Biz Kaya Bey ile zaman ve emekten başka yatırım yapmadık. Girişimci olmak için çok da ciddi paralara ihtiyaç yok. Bir yerlerden yatırım çekmeye gerek yok.

Gerçek yorumcuların olması da önemli bir şey değil mi?

Birçok aplikasyon var ama bizim en büyük farkımız gerçek yorumcular çalışıyor ve zaten bunun gerçek olduğu şuradan belli istersen bu kişilerle telefonla dahi konuşabiliyorsun. Yani karşında bir bilgisayar yok. Birçok aplikasyon bilgisayarlı bir yapay zekâ kullanıyor.

Peki yorumcuları nasıl seçiyorsunuz? Siz mi seçiyorsunuz anneniz mi?

Yorumcular için bir başvuru bölümü var sitede. Orada Binnaz Abla'ya yorumcu olmak isteyen kişiler bir başvuru yapıyorlar. Biz bu başvuruları belli bir değerlendirmeden geçiriyoruz. Belli bir yaş, yazım kalitesi, bilgisi, kişinin belli bir eğitim düzeyi vb... Daha sonra bir deneme falı dediğimiz bir fal gönderiyoruz.

Stajyerlik dönemi gibi...

Aynen... Eğer bu kişi fala düzgün gramer, doğru uzunluk, gerekli detayları verecek bir şekilde bakıyorsa belli testlerden sonra bu bizde yeni yorumcu dediğimiz birkaç kategoride sitede yorum yapmaya başlıyor. Ücreti çok daha ucuz oluyor, 5 TL. Gelen kullanıcıların vermiş olduğu puana göre kalıyor ya da gidiyor.

Demokratik bir ortam…

Çok demokratik bir ortam. Yeterli oyu pozitif oyu alırsa kalıyor eğer almazsa gidiyor. Böylece biz belli bir kaliteyi de kurmuş oluyoruz. Beğenilmeyen kişi gitmiş oluyor yani.

Çalışanlarınızın geliri nasıl?

Çalışanlarımız baktıkları fal üzerinden komisyon kazanıyorlar. Bu bir pazar yeri mantığı… Yorumcu oraya üye oluyor belli bir para kazanıyor ve biz o paradan komisyon alıyoruz. Ayda 6 bin 7 bin kazanan yorumcular var.

Şuan Binnaz Abla’nın kaç takipçisi var?

Binnaz Abla’nın birçok sosyal medya kolunda takipçisi var ama ortalama 350 bin kullanıcımız olduğunu düşünüyoruz.

Facebook kurucularından Eduardo Saverin ile tanışmanız nasıl oldu?

Enteresan bir tanışmamız oldu. Ben pozitiflikle insanın aradığı şeyi kendisine çektiğine gerçekten inanıyorum. Singapur’da çalıştığım dönemde Facebook kurucularından Eduardo Saverin vergisel durumlar dolayısı ile Amerika’dan Singapur’a taşındığı haberlere konu olmuştu. Ben de içimden “Singapur’da nispeten küçük bir ada, bir yerde karşılaşabilir miyim acaba” diyorum. Bir yerden tanışma yolları arıyorum. Dünyanın en büyük projelerinden biri olan Facebook’tan bahsediyoruz, düşünsenize projemden ona bahsettiğimi! Nasıl biri diye baktım Google’dan da.  Bir gün işten eve dönerken evimin altındaki kafeden kahve alayım dedim. Bir baktım köşede Eduardo oturuyor.  Gökte ararken yerde bulmuştum. Hemen gittim espresso aldım, espressoyu içip fal gibi kapattım. Yanına gittim ve “Merhaba, ben de Türkiye’de internet girişimcisiyim” dedim. Türkiye, Facebook için çok büyük bir pazar, kendisinin de çok ilgisini çekti. Sen ne yapıyorsun diye sorduğunda, ters çevrilmiş espresso fincanını göstererek “Biz bundan geleceği görüyoruz” dedim. Tabi bilmiyor kahve falının Türkiye’de nasıl bir şey olduğunu. Çok hoşuna gitti bir kart verdi,  yakında internet siteleri için bir yatırım şirketi kuracaklarını, projemizi göndermemi söyledi.  Ama biz kendi yağımızla kavrulduk. Bize yatırımcı olması için bir çalışma yapmadık ama bu bizim için bir hoşluk oldu. Eduardo’nun hemen o sırada bir kahve falına bakmış olduk. Bunu da her zaman insan aradığı bir şey isteyince buluyor diye anlatırım.

Peki girişimcilere öneriniz nedir?

Başarıya giden yolu beş adımda tanımlıyorum. İlk sıraya kendimi tanımayı koyuyorum. İnsan ilk önce kendisini tanımalı ve ne istediğine karar vermeli ondan sonra hayal kurmalı. Büyük hayaller kurmalı yani hayalin sınırı yok... Ondan sonra da hedef koymalı. Çalışmadan hiçbir şey olmuyor. İstediğin kadar hayal et, çalışmadan hayaline ulaşamazsın. Biz  gerçekten çok çalıştık. Günde 20 saat çalışıyorduk. Bir başka önemli mevzu, pozitif düşünce. Onu da hep söylüyorum, bir şeylerin olacağına inanmak gerçekten insana hem motivasyon getiriyor hem işin rast gidiyor ve hem de bazı şeyleri kendine çekmeye başlıyorsun.

Türkiye’deki girişimciliği nasıl buluyorsunuz?

Bence iyi şeyler yapılıyor. İyi girişimciler çıktı benim de tanıdığım bildiğim, sevdiğim yatırımcılar, girişimciler var. Tabi ki çok daha gideceğimiz yol var. Hala kapitalin çok büyük bir kısmı Türkiye’de başka sektörlere gidiyor. Fakat, özellikle internet konusunda çok başarılı Türk girişimciler sayesinde algı da değişiyor.

 

Röportaj: Cansu Meşedilci

Fotoğraf: Yağız Karahan

motivasyon teknoloji gerçek fal İngiltere yorumcu dinamik fincan facebook şirket Sertaç Taşdelen kurumsal online fal Türkiye whatsapp Almanya dubai wordpress ücret girişimci Hollanda para Binnaz Abla google Ernst& Young yatırımcı özgür ofis dert ortağı singapur Binnaz Gündoğan Avusturya blog genç Eduardo Saverin başvuru aplikasyon Fransa internet sitesi tarot

İLGİLİ HABERLER

Mevcut öğe yok

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın
Giriş Üye Ol